• Haberler
  • Club Bolunet
  • Etkinlik
  • Alışveriş
  • Lezzet
  • Eğitim
  • Bolu'yu Keşfet
  • Sağlık
  • Emlak Oto

Üye Girişi

Şifremi Unuttum

  Üye Girişi | Üye Ol
BoluNet.Com
  • Bolu İçin Hava Durumu
  • Bolu İçin Namaz Vakitleri
  • Bolu İli Nöbetçi Eczaneler
  • Piyasalarda Son Durum
  • Milli Piyango Dairesi Şans Oyunları

Yerel

Gündem

Spor

Magazin

Teknoloji

Köşe Yazarları

  • Hediye
  • Oyun
  • Sinema
  • Seri İlanlar
  • Foto Galeri

Harita

Bolu Haritası

Detaylı Harita

Emlak Oto

Karaçayır mah. satılık daire

Tüm Emlak Oto İlanları

Burdasınız : Ana Sayfa / Haberler/ Köşe Yazarları

Çocuklar Neden Sözümüzü Dinlemez?
  • Tarih : 06-02-2010

    Yazı Boyutunu Büyüt

    Yazı Boyutunu Sıfırla

  • ÖFKELENMEDEN ÇOCUKLARIMIZA NASIL SÖZ GEÇİREBİLİRİZ?
    Pedagog Ali Çankırılı
    Çocuklar bazen sabrımızı öylesine zorlar ki, bütün iyi niyetli yaklaşımlarımız bir işe yaramaz, sonunda kontrolü kaybeder, çileden çıkar, öfkelenmeye ve bağırmaya başlarız. Öfkelenmemiz gerçekte çocuklardan mı yoksa bizden mi kaynaklanıyor? Öfkelenmeden, bağırıp çağırmadan çocuklarımıza sözümüzü dinletemez miyiz? Yüksek tahsil yapmış, kariyer sahibi anne babalar bile çocuklarına söz dinletemedikleri zaman öfkelerine hakim olamadıklarını itiraf ediyorlar. Öfkemize hâkim olabilmek için neden öfkelendiğimizi, bir başka ifade ile, öfkenin kaynağını bulmamız gerekir.
    İnsanlar bir sanat öğrenebilmek için genç yaşta bir ustadan yıllarca ders almaları gerekiyor. İyi bir meslek sahibi olabilmek için iyi bir üniversite bitirmek, yüksek lisans ve ihtisas yapmak, yani yıllarca tahsil yapmak gerekiyor. En basitinden, araba sürebilmek ve ehliyet alabilmek için, bir sürücü kursuna devam etmek, usta bir şoförden günlerce ders almak, yazılı ve uygulamalı sınavları geçmek gerekiyor.
    Annelik Babalık Eğitimi Almadan Anne Baba Oluyoruz
    Annelik ve babalık, günün tamamını alan, yıllarca süren zorlu bir meslektir. Böyle olmasına rağmen çoğumuz çocuk sahibi olmadan önce bir ana baba okuluna devam etmiş, çocuk eğitimi konusunda ders almış, anne baba olmaya hak kazanmış değiliz. Araba sürebilmek için bile günlerce eğitim aldığımız halde, hiçbir eğitim almadan çocuk sahibi oluyoruz. Anne babalarımızdan ve akrabalarımızdan gördüğümüz gibi çocuk yetiştireceğimizi zannediyoruz. Böyle olmadığını fark ettiğimizde, çocuklarımız belli bir yaşa gelmiş oluyor; geri dönüş yapamıyoruz.
    Anne baba okulunda ders verirken bir anne söz aldı. "Geri dönüş yapamadığımıza göre her şey bitti mi? O zaman burada bulunmamın ne anlamı kalır?" dedi. "Görü dönüş yapamamayız" derken şunu kast ediyorum: Çocuklarımız belli bir yaşa geldikten sonra onları küçük yaşlara geri döndürüp yeni baştan eğitemiyoruz. Ancak bu her şeyin bittiği anlamına gelmez. Aldığımız yeni eğitim ve okuduğumuz yeni kitaplar sayesinde yaptığımız yanlışlıkların farkına vardığımız zaman, tutum değiştirerek yeni hatalar yapmaktan kurtulur, yaptığımız eski hataları tamir edebiliriz.
    Konumuza geri dönecek olursak. Öfkemizi kontrol edebilmek için öfkenin sebebini bilmemiz gerekir. Çocuklar bizim küçüğümüz değildir. Yani onlar olaylar karşısında bizim gibi düşünmezler. Üç-dört yaşındaki bir çocuk yaptığı bir davranışın sebep ve sonuçlarını düşünecek zihin olgunluğuna sahip değildir. Onu yemek yemeye, uyumaya, çişini yapmaya, uslu durmaya mecbur edemezsiniz. O bunları canı isterse yapar.
    Neden Öfkeleniriz?
    Yapma dediğimiz şeyi inadına yaptığı zaman, sözümüzü dinlemediğini, itaatsizlik ve saygısızlık yaptığını zanneder; öfkeleniriz. Öfkelendiğimiz zaman da zor kullanır, istediğimizi yaptırarak otoritenin kimde olduğunu öğretmeye çalışırız. Aslında çocuğu tanımadığımız için davranışlarını doğru yorumlayamaz, öfkeleniriz. Çocuk sözümüzü dinlemediğinde, yapmasını istemediğimiz bir davranışı gözümüzün içine bakarak yaptığında niyeti bizi kızdırmak ve çileden çıkarmak değildir. Bizi kızdıran çocuk davranışlarının belli ilkeleri vardır:
    Çocuk bir davranışta bulunurken haz ilkesine göre hareket eder. Kendisine haz veren, hoşlandığı davranışları tercih eder.
    Çocuk için "deneme-yanılma", oyundan sonra, en etkili öğrenme aracıdır. Emekleyerek sıcak sobaya veya sıcak ütüye doğru giden bir çocuğa on kere "cıs!" demeniz bir anlam ifade etmez. Ancak sobaya veya ütüye elini değdirip canı yandığında "cıs"ın ne olduğunu anlar. Deneyerek bu davranışının doğru olmadığını öğrenmiş olur. Canı yanan ve ağlayan çocuğa kızıp bağırdığınızda, niçin kızdığınızı anlayamaz. Çünkü canı yanan ve ağlayan odur.
    İnsanlar nedense anne baba olunca doğal davranmayı bırakıp değişiyorlar. Değişmeyi anne baba olmanın gereği zannediyorlar.
    Senaryo bir: Ergenlik çağındaki kızınızın üniversite sınavlarına hazırlandığını varsayalım. Akşam saat dokuzda dershaneden çıkıyor. En geç dokuz buçukta evde olması gerekir. Saat dokuz buçuk olduğu halde kızınızdan bir haber yok. Telaşlanmaya başlıyorsunuz. Cep telefonunu evde unuttuğu için arayamıyorsunuz. Saat on oluyor , endişeniz korkuya dönüşüyor; "Ya başına kötü bir şey geldiyse?.."
    Saat onu beş geçe kızınız anahtarıyla kapıyı açıp eve giriyor. "Merhaba, geç kaldığım için özür dilerim" diyor. Tepkiniz ne olurdu? Ona sevgi ile sarılır: "Geç kaldığın için çok endişelendim. Başına bir şey gelmediği ve iyi olduğun için çok sevindim" mi derdiniz. Yoksa, kızgın bir ses tonuyla: "Saatin kaç olduğundan haberin var mı küçük hanım! Gecenin bu saatinde, kız başına, nerelerdeydin?!" diye genç kızı soru yağmuruna mı tutardınız?
    Sanırım doğal olanı birincisi iken, çoğumuz sinirlerimize hâkim olamaz ikinci yolu seçeriz.
    Senaryo iki: Dört yaşındaki küçük kızınızla alışveriş yapmak için markete gittiğinizi varsayalım. Elbise bölümünde yeni gelen elbiselere bakıyorsunuz. Bir elbise hoşunuza gidiyor. Kızınızın elini bırakıyorsunuz. Elbiseyi denemek için deneme kabinine giriyorsunuz. Çıktığınızda çocuğunuzu kabinin önünde göremiyorsunuz. Etrafa bakıyorsunuz, telaşla sağa sola koşuşturuyorsunuz; marketin içinde bakmadığınız yer, sormadığınız kimse kalmıyor, ama onu bulamıyorsunuz. Bu durumda neler hissedersiniz? Korku ve panik. "Dışarı mı çıktı? Yolunu şaşırıp kayıp mı oldu? Kaçırıldı mı? Trafik kazası mı geçirdi?.."
    Siz böyle korku ve panik içinde, belki de ağlıyorken, marketin dış kapısından bir bayan çocuğunuzun elinden tutmuş girerken görüyorsunuz. Ne hissedersiniz? Sevinç ve şükür; değil mi? Kızınıza doğru koşar, bulup getiren bayana teşekkür edersiniz. Sonra? Sonrası için iki ihtimal var. Ya doğal davranıp kızınıza sarılır, onu öper, "kayboldun diye çok korktum, habersiz yanımdan ayrıldığın için çok üzüldüm, kayboldun diye çok korktum, seni görünce çok sevindim, lütfen bir daha izin almadan yanımdan ayrılma" dersiniz. Ya da çocuğunuzu getiren bayan gider gitmez kızgın bir ses tonuyla çocuğunuza bağırmaya başlarsınız. Belki bir yandan kulağını çekerken bir yandan da hem tembihler hem tehdit edersiniz: "Sana kaç defa yanımdan ayrılma dedim! Neden beni dinlemiyorsun. Sen iyi bir cezayı hak ettin..."
    Bu durumda kaç anne acaba doğal olan birinci ihtimali, yani kızı kaybolduğunda hissettiği duyguları dile getirir ve bulduğunda sevincini ifade eder.

    Öfke Doğal Bir Duygudur, Ancak...
    Sebepsiz yere, birden bire öfkelenmeyiz. Bazı sebeplerle korku, panik, endişe, hayal kırıklığı, üzüntü, acı ve utanma gibi ortaya çıkan duyguları yaşamak istemediğimiz veya doğrudan dile getiremediğimiz zaman öfkelenerek bu duygularımızı maskeleriz. Topluluk içinde, büyüklerin yanında, patronumuza ve müdürümüze karşı öfkemizi belli etmeyiz. Çocuklarımıza, öğrencilerimize, emrimiz altındaki kişilere, arkadaşlarımıza, eşimize, yakınlarımıza daha kolay öfkeleniriz. Öfke sırasında arzu etmediğimiz kırıcı sözler söyler, olumsuz davranışlarda bulunuruz. Bu "kontrolsüz öfke"dir.
    Kontrolsüz öfkede, anne baba, "sen..." diye başlayan cümleler kullanır; çocuğun kişiliğini hedef alan suçlayıcı ve aşağılayıcı sözler kullanır. Öfke nöbetinden sonra çoğu anne baba söyledikleri ve yaptıkları için pişmanlık duyar. Öfkenin çocuğa öğrettiği olumlu bir şey yoktur. Öfkeli anne babaların çocuklarında öz güven, öz disiplin ve benlik saygısı gelişmez.
    Öfke normal ve doğal bir duygudur. Her insan, şu veya bu sebeple, kendisini üzgün, huzursuz, kızgın hissettiğinde öfkelenir. Ancak bazı insanlar öfkelerinin sebebini bilir, öfkeyi tetikleyen duygularını bastırmaz, mantıklı, kırıcı ve yıkıcı olmayan bir şekilde dile getirir. Buna "kontrollü öfke" diyoruz.
    Yukarıdaki ikinci senaryoda dört yaşındaki kızını kaybeden annenin üzüntü, korku ve panik içinde onu araması ve bulamadığı için öfkelenmesi normaldir. Kızını bulduktan sonra yaşadığı üzüntüyü ve korkuyu dile getirmesi, bulunduğu için de sevindiğini söylemesi "kontrollü öfke" için güzel bir örnektir.
    Bizi öfkelendiren çocukların hatalı davranışları değil, davranış hakkındaki kanaatimizdir. Kanaatimize göre çocuk sözümüzü dinlemeli, bize itaat etmeli, hata yapmamalı. Aynı hatayı tekrarlamamalı. Hata tekrarlandıkça alışkanlık haline gelir, sonradan düzeltmesi zorlaşır. Böyle düşündüğümüz için hata yapmasını kabullenemeyiz. Hatalı bir davranışta bulunduğunda veya ağzından kötü bir söz çıktığında özür dilemesini bekleriz. Aynı davranışı bir daha yapmaması için söz vermesini isteriz.
    Aynı davranışı tekrarladığı zaman öfkeleniriz: "Hani söz vermiştin, bir daha izinsiz sokağa çıkmayacaktın! Hani çişini haber verecektin! Hani yalan söylemeyecektin!" diye çocuğu sıkıştırırız. Öfkemizi yenemez, ders olsun diye, ceza bile veririz.
    Bir anne, çocuklarının kendisini kızdırmaktan zevk aldıklarını, ceza alma ve dayak yeme pahasına yaramazlık yapmaya devam ettiklerini söylemişti. Çocukların annelerini kızdırmaktan zevk aldıklarını sanmıyoruz. Çocuklar anne babalarını öfkeli görmekten asla hoşlanmazlar. Peki, buna rağmen neden hatalı davranmaya devam ederler? Çünkü çocuk hata yapmadan öğrenemez.
    Çocuk Sizi Kızdırma ve Ceza Alma Pahasına Neden Yaramazlık Yapar?
    Bazen işlerimizin yoğunluğu sebebiyle çocuklarımıza yeterli zaman ayıramayız. Bazı bölgelerde, geleneklere göre, büyüklerin yanında çocuk sevmek ayıp sayıldığı için geniş ailelerde anne babalar çocukları kucaklarına alıp sevgilerini gösteremezler. Çocuk için en önemli manevi ihtiyaç sevgidir. Çocuk sevildiğinden, istendiğinden ve değer verildiğinden emin olmak ister. Şu veya bu sebeple ihmal edilen çocuk anne babasının dikkatini üzerine çekmek ve kendisiyle meşgul etmek için yaramazlık yapar, kuralları çiğner. Bunu yaparken niyeti anne babayı kızdırmak değildir. Niyeti anne babanın sevgisini test etmektir. Aslında sizi kızdıracak davranışlarda bulunmadan önce, soru sormak, hikaye anlatmak, yardım istemek, söze karışmak gibi dikkatinizi çekecek daha masum yollar denemiş; bunlardan netice alamayınca, çoğu zaman bilinçsizce olumsuz davranışlara yönelmiştir.
    Çocuklar, deneyerek, anne babalarına istediklerini yaptırmanın yollarını öğrenmede çok maharetlidir. Özellikle çarşıda-pazarda, misafirlikte, yabancıların yanında, bazı kuralları zorladıklarında anne babalarına söz geçirdiklerini fark ederler. Disiplin konusunda tutarsız ailelerde bu durum daha sık görülür. İsteği yerine getirilmeyen çocuk yalvararak, ağlayıp sızlanarak, bağırıp çağırarak, tepinerek, yere oturarak tiyatro yapar. Anne baba, görenler ne der, insanlara ayıp olmasın diye, kötü anne baba imajı vermemek için çocuğun isteğini yerine getirir.
    Kurallı ailelerde bile çocuklar, kuralın hala geçerli olup olmadığını, kuralı delip delemeyeceğini denemek için olumsuz davranışlarda bulunabilir. Anne babanın tutarlı davranması, oyuna gelmemesi; sinirlenmeden, sevecen ve kararlı bir şekilde kuralı devam ettirmesi sonunda çocuk denemekten vazgeçer.

     

  • Ekleyen : Ali ÇANKIRILI
  • Etiketler : ali-cankirili cocuklar-neden-sozumuzu-dinlemez kose-yazilari pedagog-ali-cankiri
  • Bu Haberi Google da Arat
  • Önceki Haber

    Sonraki Haber

    • yorum
      Yorum Yaz
    • Yazdır
      Yazdır
    • Arkadaşıma Gönder
      Gönder

Yazarın Diğer Yazıları

Çocuklara Söz Dinletme Mola Yöntemi
Çocuklar Neden Sözümüzü Dinlemez?
Çocuklar Niçin Tırnak Yer
Dağılmış Ailede Çocuk Eğitimi
Çalışan Anne Olmak Zor
Sosyal Fobili Çocuklar
Ailede Mutsuz Okulda Başarısız Çocuklar
Çocuk Ve Oyun
Çocuk Neden Altını Islatır
Ailede ve Toplumda Şiddet Artıyor mu ?
Evlilikler Neden Yürümüyor ?
Yetişin Komşular
Çocuk Neden Hırsızlık Yapar
Çocuk Eğitiminde Disiplin
Çocuklar Neden Ders Çalışmaz
Oruçlarını Satan Çocuk

Yukarıdaki Haber ile ilgili yorumunuz

 

Üye Olmanız Gerekmektedir

Yorum Başlığı

Yorumunuz

Haberi Arkadaşınız İle Paylaşın

Adınız Soyadınız

Mail Adresiniz

İletilecek Mail Adresi

Flash Player Versiyonunuzu Yükseltmeniz Gerekmektedir.
Lütfen Buraya Tiklayarak Son Sürümü indiriniz.
Çok Yakında

Yerel

Çok Yakında

Bolu'nun Tescilli ilk simit sarayı çok yakında açılıyor. Daha önce "Bayram Usta...

Kerpiç Yapılanmanın Bedeli Ağır Oldu

Gündem

Kerpiç Yapılanmanın Bedeli Ağır Oldu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Elazığ'da meydana gelen depremin ardından bölgedeki deprem ve...

Sansürcü Beckham

Magazin

Sansürcü Beckham

Dövmelere olan merakıyla tanınan ünlü futbolcu David Beckham'ın İtalyan sanatçı Francesco...

İdmanda N'duka Şov Var

Spor

İdmanda N'duka Şov Var

Cumartesi günü Girasun deplasmanında sahanın en iyisi olan kırmızı beyazlıların siyahi oyuncusu...

ADALET YOKSA KİN, NEFRET VE ŞİDDET VARDIR

Köşe Yazarları

ADALET YOKSA KİN, NEFRET VE ŞİDDET VARDIR

İnsanoğlu bizim inancımıza göre saf, temiz ve günahsız olarak doğar. Doğuştan aldığı özelliklerle...

8 Mart Bolu Kadın Platformu Dünya Kadınlar Günü Programı

Etkinlik

8 Mart Bolu Kadın Platformu Dünya Kadınlar Günü Programı

12:30 Anıtpark'a Kortej Yürüyüşü 13:00 Anıtpark Çelenk Koyulması, Günün Anlam Ve Önemi...

Demir Demirkan "ÖFKEM VE BEN"

Albüm Müzik

Demir Demirkan "ÖFKEM VE BEN"

Türk Rock tarihinin en başarılı sanatçılarından Demir Demirkan'ın maxi single çalışması "ÖFKEM...

Matraş'da Şıklık Ön Planda

Alışveriş Haberleri

Matraş'da Şıklık Ön Planda

Matraş'ın 2010 İlkbahar Yaz koleksiyonuna dair ilk ipuçları ortaya çıktı. Çizgileri kadar...

2009/1 Sözleşmeli Öğretmen Atamaları

Eğitim

2009/1 Sözleşmeli Öğretmen Atamaları

Ankara 15. İdare Mahkemesi, bir öğretmen adayının açtığı dava üzerine 2009/1 sözleşmeli öğretmen...

Rehberde Ara

Alışveriş

  • Ayakkabı ve Çanta
  • Giyim ve Aksesuar
  • Mücevher - Takı - Kuyumcu

Eğitim

  • İlköğretim okuları
  • Kişisel gelişim - Kariyer
  • Kreş - Yuva - Anaokulu
  • Ortaöğretim okulları
  • Üniversite
  • Yurtlar

Eğlence ve Yaşam

  • Bar-Pub-Club

Emlak - İnşaat - Taahhüt

  • Emlak

İş Dünyası - Finans - Sigorta

  • Bankalar
  • Muhasebe - Müşavir

Oteller

  • Bolu Otel - Hotel

Sağlık - Bakım - Güzellik

  • Eczane
  • Hastane
  • Kuaförler - Berberler
  • Sağlık Ocakları

Servisler - Hizmetler

  • Halı Yıkama

Toplum - Devlet

  • Belediyeler
  • Çeşitli
  • Dernekler
  • Kaymakamlıklar
  • Muhtarlıklar
  • Resmi Daireler
  • Vakıflar

Ulaşım ve Taşıma

  • Petrol İstasyonları

Yeme - İçme

  • Kafeler
  • Kebap - Pide
  • Restoranlar

Mazı Bistro

Mazı Bistro

Bazı MEKAN'lar vardır,adım attığınız anda büyüsünü...

Firma Bilgileri

Destina Club

Destina Club

Sevdiklerinizle, dostlarınızla,ailenizle rahatça eğlenceye doyacağınız ...

Firma Bilgileri

Murat Bey Pide ve Kebap Salonu

Murat Bey Pide ve Kebap Salonu

Türk Mutfağının vazgeçilmezlerinden oluşan zengin...

Firma Bilgileri

Elit Yurt

Elit Yurt

Elit Kız Öğrenci Yurdu Bolu 'da Evinizdeki Rahatlık ve Konforun...

Firma Bilgileri

Flash Player Versiyonunuzu Yükseltmeniz Gerekmektedir.
Lütfen Buraya Tiklayarak Son Sürümü indiriniz.

Ana Sayfa Haber Club BoluNet Etkinlik Alışveriş Lezzet Eğitim Bolu'yu Keşfet Seri İlanlar Emlak Oto Hediye Oyun Sinema Anket Foto Galeri

BoluNet Hakkında Hukuki Sartlar / Gizlilik Reklam İletişim RSS Kaynakları

Valid XHTML 1.0 Transitional