• Haberler
  • Club Bolunet
  • Etkinlik
  • Alışveriş
  • Lezzet
  • Eğitim
  • Bolu'yu Keşfet
  • Sağlık
  • Emlak Oto

Üye Girişi

Şifremi Unuttum

  Üye Girişi | Üye Ol
BoluNet.Com
  • Bolu İçin Hava Durumu
  • Bolu İçin Namaz Vakitleri
  • Bolu İli Nöbetçi Eczaneler
  • Piyasalarda Son Durum
  • Milli Piyango Dairesi Şans Oyunları

Turizm

Tarih

Coğrafya

Kültür

İlçelerimiz

  • Hediye
  • Oyun
  • Sinema
  • Seri İlanlar
  • Foto Galeri

Harita

Bolu Haritası

Detaylı Harita

Emlak Oto

Satılık 3 tane ikiz villa ve 10.000´m2 arsa

Tüm Emlak Oto İlanları

Burdasınız : Ana Sayfa / Bolu'yu Keşfet/ Tarih

II.Abdulhamid ve V. Mehmed Reşad Dönemi
  • II.Abdulhamid ve V. Mehmed Reşad Dönemi
  • Tarih : 28-04-2009

    Yazı Boyutunu Büyüt

    Yazı Boyutunu Sıfırla

  • Abdülmecid'ten sonra tahta Abdülaziz Han geçti. 1864 yılında Vilayet Nizamnamesi yürürlüğe sokuldu. Buna göre, Osmanlı imparatorluğunun mülki yapısında bu tarihe kadar devam etmiş olan eyalet, sancak, kaza yerine yenileri kabul edildi. Vilayet, Mutasarrıflık, kaza ve nahiye yapısı uygulamaya sokuldu. Buna göre, Dörtdivan nahiyesinin yeni düzendeki durumu şöyleydi; Kastamonu Vilayeti, Bolu Matasarrıflığı, Gerede kazası ve Dörtdivan Nahiyesi. 1864 yılına ait Osmanoğulları Devleti Yıllığında, ilk mülki bölünüş şöyleydi:

    Bolu Sancağı: Bolu, Dörtdivan, Gerede, Çağa, Mudurnu, Kıbrıscık, Pavli, Düzce/Konurapa, Gümüşabad, Efteni, Üskübü, Akçaşehir, Bender Ereğli, Alaplı, Samako, Yılanlıca, Devrek, Dirgine, Sekiz Divan, Yenice, Tefen, Göynük/Torbalı ve Mihalgazi... Bolu'nun batısında küçük bir köy iken birden büyüme gösteren Konrapa'da da etkili değişmeler meydana gelmiştir. Konur Apa/Konrapa, iptal edilerek, yerine Düzce Kazası kuruldu (1871). Düzce pazarının merkezi olan Düzce, kaymakamın ikamet yeri oldu. Üskübi de nahiye daha sonra köy durumuna düşmüştür. Efteni, Gümüşabad, Çilimli gibi eksi kazalar da özelliğini yitirmiştir. Kerameddin ve Çuhalı'dan oluşan Akçaşehir de, Düzce'den ayrılmış ve Bolu Sancağının kazası durumuna yükselmiştir. Yeni düzenlemede, vilayeti vali, mutasarrıflığı mutasarrıf, kazayı kaymakam ve nahiyeyi de müdür yönetmiştir. Köyler, ağalar yerine muhtarlara havale edilmiştir. Bolu zaman içerisinde, bazı küçük idari değişikliklere de uğramıştır. Abdülaziz, V. Murad, II. Sultan Aldülhamid Mehmed Reşad devri mutasarrıfları:


    Ali Asaf Paşa 1866-1867
    Ratib Bey 1867-1868
    Nuri Paşa 1868-1871
    Halil Sami Paşa 1871-1873
    Tevfik Paşa 1873-1874
    Necib Bey 1874-1877
    Ali Rıza Bey 1877-1883
    İsmail Kemal Bey 1883-1887
    Namık Bey 1888-1890
    Ahmed Şevki Efendi 1890-1890
    Ziya Bey 1891-1893
    Mustafa Zihni Paşa 1894-1901
    Bekir Paşa 1901-1903
    Ferid Paşa 1903-1903
    Rıza el-Salah Bey 1904-1905
    Hakkı Paşa 1905-1905
    Reşid Paşa 1906-1906
    Ali Osman Bey 1906-1907
    Nüzhet Paşa 1907-1907
    Esad Rauf Bey 1908-1909
    Kâni Bey 1909-1910
    Cemal Azmi Bey 1910-1911
    Ali Osman Bey 1911-1913
    Müfid Bey 1913-1913
    Ali Seydî Bey 1913-1916
    Reşad Bey 1917-1917

    Mondros Mütarekesinden Cumhuriyetin ilanına kadar (1918-1923) Bolu'da yönetim şekli, "Müstakil/Bağımsız Mutasarrıflık" idi. Bilindiği gibi Mutasarrıflık, valilik ile kaza kaymakamlığı arasında yönetim şeklidir. Bolu Mutasarrıflığı veya Livasını ise "mutasarrıf" unvanlı kişi yönetiyordu. Milli Mücadele adını verdiğimiz İstiklal Savaşında görevdeki Bolu Mutasarrıfları şunlardır.


    1.Abdülkadir Bey 1918-1919
    2.Ali Haydar Bey 1919-1920
    3.Nazım Bey (vekil) 1920-1920
    4.Halil Bey 1920-1921
    5.Ahmed Fahreddin Bey 1921-1923

    1877-1878 Osmanlı Rus Savaşlarında, Bolu, İzmit ve Adapazarı büyük ölçüde göçmen akınına uğradı. Kısa zamanda, Rumeli, Kafkasya, Doğu Karadeniz ve Anadolu'dan gelen insanlarla, Sefine-i Nuh'a benzedi. Kafkasya'dan, Çerkesler/Gürciler ve Abazalar, Doğu Karadeniz'den Lazlar (Batum, Rize, Trabzon, Giresun ve Ordu), Doğu Anadolu'dan, Ahıskalılar, Karslılar, Erzurumlular ve Erzincanlılar ki bunlara Bayburd ve Gümüşhanelileri de ilave etmek gerekmektedir. Kırım ve Romanya'dan göç edenlere Tatar denilmiştir. Düzce'de bir mahalle onlara aittir. Rumeli'den gelenler ise Arnavutlar, Boşnaklar, Bulgaristanlılar Düzce-Adapazarı'nda iskan olundular.

    Rumeli göçmenleri, evlâd-ı fatihân çocukları idiler. Bunlar vakti ile yeni feth edilen topraklara, Yıldırım ve Fatih Sultan Mehmed zamanlarında iskan edilen Geredeli, Mudurnulu, Göynüklü, ve Taraklılardı. Lazlar da yine Düzce, Ereğli, Karasu ve Adapazarı dolaylarında yerleştiler. Düzce kasabası yakınındaki Dereli Tütüncüler bunlardandır. Keza, Üskübi - Akçaşehir arasındaki dağlık yörede Kabalak- Heciz çizgisinde Lazlara senetle yer verilmiştir. Rize'deki, o zamanki tabirle, Lazistan'daki insanların Düzce yöresine getirdikleri, taşıdıkları coğrafi isim Hemşin'dir. Düzce, Hendek, Akçaşehir, Akyazı ve Adapazarı dolaylarındaki Kafkasyalı göçmenler yeni hayata kendi kültürleri çerçevesinde hemen uyum gösterdiler. Elbuz Bey, Mehdi Bey, Esma Hanım, Hasan Bey, Talustan Bey, Hacı İshak gibi kişiler de II. Sultan Hamid devrinin Kafkasyalı ileri gelenleridir. Bunlar saraya da akraba oldukları için, bununla her zaman öğünmüşlerdir. Elbuz Bey'in kızı İkbal unvanlı Behice Hanımefendiyi örnek verebiliriz. Göçmenler, daha çok Düzce'nin gelişmesinde etkili rol oynamıştır.

    Sultaniye, Aziziye, Mecidiye gibi köyler Padişah ailesine duyulan sevgiden kaynaklanmıştır. Bolu ise, yerleşmiş ilk Türk boyları bakımından saf kalabilmiştir. Yumrukaya, Bulgaristan'dan gelenlerin iskan yeridir. Açma yolu ile Elmalık Köyünü kuranlarda Kafkas asıllıdırlar. Bolu Mutasarrıfları döneminde dikkati çeken yönetici de İsmail Kemal Bey'dir. Daha sonraları Arnavutluk Devletinin kurucusu olarak karşımıza çıkan İsmail Kemal Bey, Hisar çevresinde, Bolu içinde, köylerde, kazalarda imar hareketlerini devam etmiştir. Kısa zaman öncesine kadar kullanılan yolları ona borçluyuz. Şose (chauss'e) denilen modern yolu Bolu'ya kazandıran odur. Trenin İzmit'e kadar ulaşmasından önce, bu kara yolları son derece önemli idi. Bolu, Bakacak, Darıyeri, Kaynaşlı, Üçköprü, Düzce şosesi ile eski Bağdat Caddesi artık eski önemini büyük ölçüde kaybetmiştir. Düzce, bir Alman gezgininin de vurguladığı gibi Osmanlı ülkesinde Avrupa tarzı yapıya kavuşmuştu. Hükümet binası etrafında, Büyük Cami çevresinde gelişen kasaba, Kiremit Ocağı, Mergiç şosesi ile Melen Çayına ulaştırılmıştır. Keresteden yaptırılan köprü, her zaman yolcuları bezdiren Melen üzerinde, anıtsal görünüşe sahipti. Kışla' dan sonra daha kısa olan Nuhviran Boğazındaki yol, Hendek ve Adapazarı'ndan geçiyor İzmit ile İstanbul'a ulaşıyordu.

    İsmail Kemal Bey, sadece karayolu ile uğraşmamış, Bartın, Hisar Önü, Melen gibi akarsuları da inceletmiştir. Böylece, su yolu taşımacılığı için de teşebbüsleri olmuştur. Bolu insanı, her cephedeki savaşa katılmıştır. Plevne Savunmasında, Yunanistan-Teselya Harekatında Bartın, Göynük, Düzce ve Bolu rediflerinin kahramanlığı, kendisini araştıracak tarihçileri beklemektedir. I. Meşrutiyet İdaresi ile de tanışan Bolu, Meclis-i Mebùsan-ı Osmaniye'ye, Kastamonu Vilayeti ile birlikte milletvekillerini göndermişti. Böylece yeni yönetime katkısı olmuştur. Vital Cuinet`ye göre Bolu'nun II. Abdulhamid devrindeki Kazaları: Merkez Bolu, Ereğli, Düzce, Bartın, Göynük, Gerede, Mudurnu, Hamidiye (Devrek) dir. Bu kazaların nahiyeleri Gökçesu, Amasra, Çağa, Akçaşehir ve Çarşamba (Seben) dır. Sancağın köy sayısı 1131, toplam nüfusu da 325.300' dür.

    II. Abdülhamid, koca bir imparatorluğu dağılmaktan kurtarma çabası içinde idi. Ancak, bu defa tebaa-ı şâhane adı verilen Hristiyan unsurlar arasında kaynaşma başladı ki bunlar arasında, Ermeniler ön planda idi. Rusların ve batılı devletlerin desteği ile ekmeğini, tuzunu yediği Osmanlı'ya karşı, ihanete hazırlanıyordu. Bunun için Hınçak ve Taşnaksotyun gibi partiler yasal ve yasal olmayan şekilde, Ermeni kimliğini yaşatmaya çalıştılar. Çeşitli nedenlerle Anadolu'nun bir çok yerinde yerleşmiş olan Ermeniler ile Türkler arasında, II. Mahmut' dan önce herhangi bir ayrılık yoktu. Abdülmecid zamanında, ilk Ermeni ailesi Bolu'ya gelmiş ve kasabada yerleşmişti. Onları diğerleri takip etti. Doğu Anadolu'da ki karışık vaziyetten hoşlanmayan Ermeniler bu defa, topluca batı yörelerine geldiler.

    İzmit' de, Bahçecik ve Armaş (Ermeşe) Aslan Bey ve Ovacık' da; Adapazarı merkezinde, Sapanca'da: Düzce'de, İcâdiye mahallesinde ve Bolu'da ise ılıca yolu üzerinde yerleştiler. Sanat ve ticarete alışkın oldukları için, üst sosyal kurumlarda etki sahibi oldular. Köylere kadar giderek çerçi usulü ile zenginleştiler. Bolu'da gündelik hayatta en etkin yapılardan biri de "Saat Kulesi" idi. Bu kule hakkında ilk bilgiye, Bozoklu Osman Şâkir Efendi'nin 1810 yılına ait kaydında rastlamaktayız. Hatta, gezi izlenimleri, resimlerle süslendiğinden, Bolu şehri yanında müstakil bir saat kulesi de çizilmiştir. A.D. Mortmann, 1856'da Bolu'ya geldiğinde Hisar' ın üstünde ve batı ucunda bir saat kulesi görmüştür. Gezgin, kuleyi incelediğinde, kitâbe de görmüş ve 1836 tarihini okumuştur. S. Eyice ise, bu tarihin doğruluğundan şüphe etmekte, Osman Şâkir' e dayanarak, 1836'dan önce de var olduğunu ileri sürmektedir. Bolu Salnâmesinde de açık bilgi yoktur. Burada"saat kulesi ile Muvakkithanenin tarih-i inşâsı hakkında kat'i bir malumat yoktur. Resmi kayıtlar ve Şer' i Sicillerde bu hususa dair belki resmi belgeye rastlanır. Söylenenlere göre, Saat kulesi ile Muvakkithane, Sultan Mahmud zamanında bina edilmiştir" ifadesine yer verilmektedir.

    İstanbul'da neşredilmekte olan Basiret Gazetesinde, 1877/1878 yılına ait haberde, Saat Kulesinden söz edilmekte ve "Bolu Kasabasında Hisar diye söylenen tepe üzerinde eskiden inşa edilmiş ve üzerinde çanlı büyük bir saat konulmuş olan kulenin harap olmasından dolayı onarılması gerekmektedir. Eğer, şu sıralarda tamir edilmez ise ileride daha da kötü duruma düşerek, yıkılma ihtimali vardır. Böyle bir eserin ve özellikle herkese hizmet eder bir yapının yıkılmaya yüz tutup da, bir takım insanların saat sesini işitmekten mahrum olması câiz olmayacağından, bunun şimdiden tamirine emir verilmesi gerekmektedir.

    Bundan dört gün önce, gece saat 04 sularında bir yer sarsıntısı meydana gelmiş, hamdolsun hafifçe geçmiştir. Her hangi bir zarar da olmamıştır" denilmektedir. İstanbul gazetelerinde Bolu kaynaklı bir çok habere rastlandığına da temas edelim. Bu haberler Ereğli, Mudurnu ve Bolu'ya aittir. "25 Ekim 1888'de, meydana gelen fırtına, Ereğli'de üzüntüye sebep olmuştur. Kasabadan bize ulaşan resmi haberlere göre, gündüz saat onda fırtına başlamış, bu sırada iskelede Şîr-Efsân Vapuruna kömür taşımakta olan kayıklardan birisi batarak, içinde bulunan iki kişiden biri kurtarılabilmiş ise de diğeri yani Ali boğularak ölmüştür. Alaplı'da da bir mavna batmıştır. Üç kişiden meydana gelen tayfası da boğulmuştur. Bu sırada Ereğli İskelesi yakınında tahminen 5000 kıyye kadar tuz yüklü olup, yükünü boşaltmak için nöbet beklemekte bulunan bir kayık dahi batarak, sahilde yapılıp inşaatı bitmediği için içinde kimse bulunmayan iki katlı bir binada çarpma sonucu yıkılmıştır".

    Mürüvvet Gazetesi, bu fırtına haberini Kastamonu Gazetesinden iktibas yolu ile sütunlarına almıştır. Sabah Gazetesinde ise Mudurnu ile ilgili ilginç haber de Hükümet Konağı hakkındadır. "Mudurnu kazası Hükümet Konağı bundan birkaç sene evvel yanmış olmasından dolayı mahalli memurlar, zorunlu olarak, kiralanan bir binada fakat çok rahatsız bir halde bulunmakta idiler. Bu kere , Bolu Sancağı Mutasarrıflığının vilayet makamına vukubulan resmi başvurusuna nazaran adı geçen kazada gayret sahipleri ve yardımseverlerin harekete geçmesi ile yeni bir Hükümet Konağı yapılmasına izin verilmişti. Şu ana kadar 100.000 krş. kadar yardım toplanmıştır." Ereğli haberinde olduğu gibi Sabah Gazetesi de Hükümet haberini Kastomonu' dan almış ve sütunlarında yer vermiştir. Bolu'dan demiryolu geçirme çalışmaları olduğu kulaktan kulağa zamanımıza kadar gelmişti. Haydarpaşa'dan başlayan demiryolu önce İzmit'e uzatıldı. Sonra, Hükümetin aldığı karar ile Eskişehir ve Ankara'ya bağlandı. İzmit, Sapanca, Arifiye, Geyve, Lefke ve Bilecik yolu ile Eskişehir bağlantısı sağlandı. Adapazarlıların sürekli başvuruları sonucunda Sapanca, Arifiye, Beşköprü güzergahı ile demiryolu Adapazarı'na kadar getirildi.[1890] Resmi bir törenle açılışı yapılmıştır. Zaman zaman gazete haberlerine göre bu demiryolunun Bolu veya Karadeniz Ereğlisine uzatılacağı göze çarpmaktadır.

    Ancak nedense gerçekleşemedi. Ama, 1890 ve 1891'li yıllarda gazeteler yine Bolu Demiryoluna ait haberleri sütunlarına aldılar. Servet Gazetesi bu hususta şu haberleri aktarmaktadır: "Üsküdar Mutasarrıfı Bahri Paşa ile Mösyö Kaullas'ın Üsküdar'dan Bolu'ya kadar bir şimendefer (Chemein de Fer) hattı temdidi imtiyazı hakkında takdim eğledikleri mukavelenâme ve şartname layihası rehin-i tasdik-i âli olması ile imtiyaz-ı mezkurun mumaileyh Mösyö Kaullas namına Fermân-ı Âli şân' ın tanzimi hakkında canib-i Bâb-ı Aliye evâmir-i lâzime ita buyrulmuştur." Bir yıl sonraki aynı gazete nüshasında, Bolu Demiryolu için şunlar ifade edilmektedir: "Erkân-ı Harbiye Ferikân-ı Kirâmından Saadetlü Necip Paşa Hazretleri tarafından imtiyazı talep edilmiş olan İzmit ve Diyarbakır hatt-ı kebiri hakkında İstanbul Gazetesinin 29 Mayıs 1891 günlü nüshasında, adı geçen hat İzmit'ten başlayacak, Bolu ve Gerede-Osmancık, Sivas, Malatya ve Ergani yolu ile Diyarbakır'a ulaşacaktır".

    II. Abdülhamid' in tahttan uzaklaştırılmasından sonra yerine 1909'da V. Mehmed Reşad Padişah oldu. İstanbul'da meydana gelen hareketler Bolu tarafından onaylanmadı. Merkez , Gerede ve Düzce'den gönderilen telgraflarla, meclis-i mebusan-ı Osmâni nezninde uyarıda bulunuldu. Hürriyet havasının beraberinde taşıdığı particilik: O zamanki deyimiyle fırkacılık rüzgarı Bolu'da da az sonra etkilerini gösterdi. İttihat ve terakkiciler yanında Hürriyet ve İtilafçılar da Bolu'da, kazalarında teşkilatlandı ve seçimlerde hayli heyecanlı anlar yaşandı.1912 seçimlerinde Abdülvahhab ve Şeref, İttihatçı olmadıkları için Meclis'de yerlerini alamadılar.

    Teminat Gazetesindeki yazıları ile dikkati üzerinde toplayan Abdülvahhab, hem İstanbul ve hem de Boluluları aydınlatmaya çalışmıştır. Kâni Bey, Bolu Mutasarrıfı olarak, kendisini hissettiren imar faaliyetleri ile göz dolduran bir yönetici idi. Mısırlızâde Aziz Efendi ailesinden olan Süleyman Kâni (İrtem), 1871'de doğmuştur. Selanik Usturumca, Rupçuz, Vodina, Darıdere, Ohri, Manastır kaymakamlıklarında çalıştı. Bu arada merkezi Selanik olan gizli İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne girdi. 11. Meşrutiyet ile birlikte şansı açıldı. Cebel-i Bereket ve Kayseri Mutasarrıflıklarında bulundu. Daha sonra Bolu'ya tayin edilmiştir. Bolu'nun batısında, Tabaklar Mahallesi ile Uğurlu Naib arasındaki yerde, halkın Saray dediği meşhur Hükümet Binasını inşa ettirdi. Bunun için kaleme aldığı şiir önemlidir.

    "Adâlet oldu Terakki-i İttihad'la temam Cihân etdi, uhûvvet herim-i dâr-ı selâm Reşâd Han'a dualar edildi ez dîl ü cân El açdı barigeh-i Hakk'a Âlem-i İslâm Zemân-ı ma'deletinde binası bu kasrın Olunca yümn ü şerefle ehin-i hüsn-i hitâm Yazıldı tâkına târih-i bi- sırrı bâ Bolu'nun Bu neh hükûmeti kıldı Kâni Bey itmam 30 Teşrin-i evvel 1327 (Ekim 1911)" Kani Bey'den sonra Bolu Mutasarrıflığına Cemal Azmi Bey getirildi. Bu sırada Balkan Harbi başladı. Bulgarlar Çatalca'ya kadar ilerlediler. Onları durdurmak için canla başla çalışan askerler - gönüllüler arasında Bolulular da vardı. 1914'de, Bolu Köyleri Seferberlik İlanı ile bütün gençlerini cephelere gönderdi.

    Askerlik şubeleri bu isimsiz kahramanlarla dolup taştı. Bolu'nun hemen yanı başındaki Urumşalar/Kılıçarslan Köyünde de asker uğurlaması yapılıyordu. Seyyit Ağa iki oğlunu Mehmet ve Hasan'ı da yaşlı gözlerler uğurluyordu. Diğerleri gibi bunlar da cepheye koştular. Vatan için çarpıştılar. Hasan şehit düştü. Mehmet ise esir edilerek, Mısır'a sürüldü. Piramitler gölgesindeki akıl almaz İngiliz işkencesine dayanarak, bir gün, ayrıldığı Kılıçarslana dönebildi. Hasan için ağıtlar yakıldı. Seyyit Ağa memnundu. Bir oğlu şehit düşmüştü. Şimdi o şehit babası idi. Bolu olsun, kazaları olsun hemen her köy, evinden bir fidanını yad ellere şehit bırakmıştı.

    Çanakkale, Galiçya, Yemen, Sarıkamış, Arabistan, Suriye ve daha bir çok vatan köşesinde Bolu'nun şeref tabloları ebedi uykularını, mezar taşsız bir toprakta uyumaktadırlar. Sonunda bozgun. Aç ve hasta halde çok sayıda Mehmetçik çaresiz memleketlerine dönüyorlardı. Bazıları ormanda saklanıyor, gece yola devam edebiliyordu. Bunlara da kıtlık ve açlık içindeki Bolulular, ellerinden gelen yardımı esirgememişlerdir. Bolu'da ise hala, İttihatçı-Hürriyetçi kavgası vardı. Ali Seydi Bey'den sonra Reşad, ondan sonra da mutasarrıf olarak Bolu'ya Abdülkadir Bey gönderildi. Artık bir devrin sonuna gelinmişti. Sancağın resmi organı Bolu Gazetesinde bir haber herkesi şaşkınlığa uğratmıştı. Zira: "Mondros'ta, Mütareke imzalandı. Padişah da onayladı." deniliyordu.

  • Kaynak : Bolu Turizm İl Müdürlüğü
  • Etiketler : iiabdulhamid ve v mehmed resad donemi
  • Bu Haberi Google da Arat
  • Önceki Haber

    Sonraki Haber

    • yorum
      Yorum Yaz
    • Yazdır
      Yazdır
    • Arkadaşıma Gönder
      Gönder

Bolu Tarihi

Mondros'tan Cumhuriyete 1918 - 1923 Milli Mücadele ve Cumhuriyetin başlarında Bolu'yu temsil eden milletvekilleri, gerçekten zor ...

II.Abdulhamid ve V. Mehmed Reşad Dönemi Abdülmecid'ten sonra tahta Abdülaziz Han geçti. 1864 yılında Vilayet Nizamnamesi yürürlüğe sokuldu. Buna ...

XVII.Y.Y.da II.Abdulhamid ve Bolu Bolu, İstanbul'dan tayin edilen ve kısa sürelerle görev yapan beylerce yönetildi. III. Murad'dan son...

Bolu Sancağı Köroğlu hadisesi dolayısıyla merkezden gönderilen emirnamelerde "Bolu Sancağı" tabiri sık sık geçmek...

Bolu Çevresinde Savaşlar (1323-1461) Konur Alp, Prusias'ın ele geçirilmesi ile görevlendirildi. 1323'de, Akyazı'yı üs ya...

Yukarıdaki Haber ile ilgili yorumunuz

 

Üye Olmanız Gerekmektedir

Yorum Başlığı

Yorumunuz

Haberi Arkadaşınız İle Paylaşın

Adınız Soyadınız

Mail Adresiniz

İletilecek Mail Adresi

Flash Player Versiyonunuzu Yükseltmeniz Gerekmektedir.
Lütfen Buraya Tiklayarak Son Sürümü indiriniz.
Muhtar Hayatını Kaybetti

Yerel

Muhtar Hayatını Kaybetti

Yaşamkent mahallesinde ailevi problemleri nedeniyle bunalıma giren B.Ö.nün, silahla ateş ederek bir...

Gece Dışarı Çıkmanızı İstemiyorum

Gündem

Gece Dışarı Çıkmanızı İstemiyorum

Hatay'ın Olay sonrası ilçede yaşanan provokatif eylemler de devam ediyor. Bugün de Dörtyol...

Ayşe İçini Döktü

Magazin

Ayşe İçini Döktü

Müzik, ruhunda nasıl gün ışığına çıktı? Ben herkesin bir müziği olduğuna inanıyorum. Benimkinin sesi...

Varyasyon Ve Taktik

Spor

Varyasyon Ve Taktik

Boluspor, ikinci etap çalışmalarına kendi tesislerinde günde yaptığı çift antrenman ile devam...

Liderlerin Buluşması

Köşe Yazarları

Liderlerin Buluşması

Meclis başkanının ortaya attığı bir söz üzerine YASAK SAYMAK anlamında bir buluşma. Liderler buluşup...

14. Uluslararası Parlayan Kent Akçakoca Kültür ve Sanat Festivali

Etkinlik

14. Uluslararası Parlayan Kent Akçakoca Kültür ve Sanat Festivali

23 Temmuz Cuma 21:00 Ziynet Sali 23 Temmuz Cuma 22:30 Kıraç 24 Temmuz Cumartesi 23:00 Fuat...

Okullarda Serbest Kıyafete Geçiliyor Mu?

Eğitim

Okullarda Serbest Kıyafete Geçiliyor Mu?

Milli Eğitim Bakanlığı(MEB), okullarda kılık-kıyafetle ilgili olarak, Bakanlık tarafından yapılan...

Rehberde Ara

Alışveriş

  • Alışveriş Merkezi
  • Ayakkabı ve Çanta
  • Çiçek
  • Elektronik ve Beyaz Eşya
  • Giyim ve Aksesuar
  • Gözlük ve Saat
  • Halı - Kilim - Perde
  • Hobi Malzemeleri
  • Mobilya
  • Mücevher - Takı - Kuyumcu
  • Pet Shop - Av - Balıkçılık

Bilgisayar - İnternet

  • Bilgisayar - Donanım - Servis

Eğitim

  • Dershaneler
  • İlköğretim okuları
  • Kişisel gelişim - Kariyer
  • Kreş - Yuva - Anaokulu
  • Ortaöğretim okulları
  • Üniversite
  • Yurtlar

Eğlence ve Yaşam

  • Bar-Pub-Club

Emlak - İnşaat - Taahhüt

  • Emlak
  • İnşaat Malzemeleri
  • Kapı - Pencere

İş Dünyası - Finans - Sigorta

  • Bankalar
  • Muhasebe - Müşavir
  • Noterler

Medya - Reklam

  • Yayınevi - Matbaa

Oteller

  • Bolu Otel - Hotel

Sağlık - Bakım - Güzellik

  • Eczane
  • Güzellik Merkezi
  • Hastane
  • Kuaförler - Berberler
  • Medikaller
  • Sağlık Ocakları
  • Spor Salonları

Sanayi - Üretim İmalat

  • Elektrik - Elektronik
  • Yapı - İnşaat

Servisler - Hizmetler

  • Asansör Bakım
  • Buzdolabı - Çamaşır\Bulaşık Makinası
  • Cam - Ayna
  • Elektrik
  • Fotograf - Video
  • Halı Yıkama
  • Telefon - Santral - ADSL Servisleri

Toplum - Devlet

  • Belediyeler
  • Çeşitli
  • Dernekler
  • Kaymakamlıklar
  • Muhtarlıklar
  • Resmi Daireler
  • Vakıflar

Ulaşım ve Taşıma

  • Nakliye - Taşımacılık - Lojistik
  • Oto Kiralama
  • Petrol İstasyonları

Yeme - İçme

  • Ev Yemekleri
  • Fast Food
  • Kafeler
  • Kebap - Pide
  • Pizza
  • Restoranlar
  • Şarküteri

KONPEN

KONPEN

Hizmetleri ile ilgili özenli çalışmalarla müşteri memnuniyetini...

Firma Bilgileri

Yataş Simge Mobilya

Yataş Simge Mobilya

1993 Yılındın Bugüne Yataş Bayi Olarak Hizmet vermekde olan Simge...

Firma Bilgileri

Bolu Termal Otel

Bolu Termal Otel

Bolu Termal Otel "Ben müşteri olsam ne istersim?" sorusuna cevap...

Firma Bilgileri

Aramzar Cafe- Restaurant- Pastane

Aramzar Cafe- Restaurant- Pastane

    Aramzar Cafe 2005 yılında Aramzar kelimesinin anlamı olan...

Firma Bilgileri

Haydaroğlu Spor

Haydaroğlu Spor

Haydaroğluspor 2000 yılından itibaren kaliteyi ve çeşitliliği sunmak...

Firma Bilgileri

Flash Player Versiyonunuzu Yükseltmeniz Gerekmektedir.
Lütfen Buraya Tiklayarak Son Sürümü indiriniz.

Ana Sayfa Haber Club BoluNet Etkinlik Alışveriş Lezzet Eğitim Bolu'yu Keşfet Seri İlanlar Emlak Oto Hediye Oyun Sinema Anket Foto Galeri

BoluNet Hakkında Hukuki Sartlar / Gizlilik Reklam İletişim RSS Kaynakları

Valid XHTML 1.0 Transitional