Kise Savaş İlanı Beklemesin

Ana Sayfa / Arşiv / Kise Savaş İlanı Beklemesin

Başbakan Vekili Bülent Arınç, İsrail'den hesap sormak için hükümetin bütün güç ve imkanlarını kullandıklarını söyledi. "Kimse bizden İsrail'e savaş ilan

Başbakan Vekili Bülent Arınç, İsrail'den hesap sormak için hükümetin bütün güç ve imkanlarını kullandıklarını söyledi. "Kimse bizden İsrail'e savaş ilan etmemizi beklemesin." diyen Arınç, muhalefet partilerinin İsrail'le ilgili desteğine teşekkür etti. TRT1'in ana haber bültenine konuk olan Arınç, İsrail'in saldırdığı gemide 30 ülkeden insan bulunduğunu söyledi.

Arınç'ın verdiği bilgiye göre İsrail'in el koyduğu gemilerde toplam 627 kişi bulunuyordu. Gemilerde Almanya'dan 7, Amerika'dan 3, Avustralya'dan 3, Bahreyn'den 4, Belçika'dan 5, Bosna Hersek'ten 1, Cezayir'den 32, Endonezya'dan 12, Fas'tan 5, Filistin'den 2, Fransa'dan 1, Hollanda'dan 1, Güney Afrika'dan 1, İngiltere'den 28, İrlanda'dan 3, İspanya'dan 3, İsrail'den 5, İsveç'ten 5, Kanada'dan 2, Kosova'dan 1, Kuveyt'ten 16, Lübnan'dan 3, Makedonya'dan 3, Malezya'dan 11, Mısır ve Pakistan'dan 3, Moritanya'dan 2,, Suriye'den 4, Umman'dan 1, Ürdün'den 31, Yemen'den 4, Yeni Zelanda'dan 1, Yunanistan'dan 1 kişi yer alıyordu.
Gemilerde farklı dinlerden ve farklı ırklardan insanlar olduğunu vurgulayan Başbakan Vekili Bülent Arınç, şöyle devam etti: "Hepsi Müslüman değil. Hristiyan da var Musevi de var. Filistin'e yardım götürme amacı etrafında birleşmişler. Bu alkışlanacak bir davranıştır. Bu insanları bir araya getiren unsur kardeşlik, dostluk, paylaşmaksa bütün dünyanın buna selam durması lazım. İsrail'in uyguladığını biz korsanlık olarak nitelendiriyoruz. Bütün dünyanın sesli ve şiddetli bir tepki vermesi lazım. Bazı ülkelerden beklediğimiz tepkileri duyduk. Bazıları her halde olayı bilmiyorlar olacak ki henüz tepkilerini işitemedik."

 

MUSEVİ VATANDAYLARIMIZI İNCİTMEYELİM

Vatandaşların İsrail'e gösterdiği tepkileri olumlu karşıladığını belirten Arınç, "Türkiye'de insanımız bu tür olaylara karşı hep duyarlı olmuştur. Son derece sağ duyulu kanunlara uygun bir şekilde tepkilerini gösteriyorlar. Kırmadan, dökmeden, yıkmadan sadece sözle ve davranışla bu düşüncelerini ifade ediyorlar. Onlar doğal tepkilerini ortaya koyuyorlar ve biz bu tepkileri millet olarak beğeniyor ve takdir ediyoruz. Sağ duyulu olmaları lazım. Kimseye zarar vermemeleri lazım. Hukuka riayet etmeleri lazım. İsrail'in yaptığı bu hatanın sorumlusu olarak Musevileri görmemeleri lazım. Hem Türkiye'de yaşayan Musevi vatandaşlarımızı hem de dini inanışlarıyla bu mensubiyeti duyanları bu olay sebebiyle suçlamamak ve onları cezalandırmamak gerektiğini düşünüyorum." dedi.

Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu'nun açıklamalarından memnun kaldığını da ifade etti. Başbakan Vekili Bülent Arınç, "Çok olumlu açıklamalar bunlar, kendilerine teşekkür etmem gerekir. İsrail'in tavrını müşterek olarak aynı noktadan görüyor ve değerlendiriyoruz. Bu çok yanlıştır, suçtur, haksızlıktır ve maalesef büyük bir terör olayıdır. Dünyanın dikkatini çekme gayretlerini olumlu buluyorlar. Eksiklikler bulabilirler onları da eleştirmişlerdir ama genelde bu çabalara katkı sağladıklarını görüyoruz. Biz iç politikada bazen birbirimizi kıyasıya eleştirebiliyoruz ama bu mesele bizi birleştirdi, düşüncelerimiz, duygularımız aynı nokta üstünde. Çok teşekkür etmek istiyorum." diye konuştu.

 

ÜYESİ BULUNDUĞUMUZ BÜTÜN KURULUŞLAR TOPLANTIYA ÇAĞRILDI

İsrail'e karşı diplomatik alanda ve onların anlayabileceği dille ve lisanla netice almak üzere gerekli her türlü çalışmaların yapıldığını belirten Arınç, şunları söyledi: "BM Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesiyiz, 2 yıllığına seçilmiştik. Güvenlik Konseyi'ndeki daimi temsilcimiz acilen toplantı talep etti. Bu süratle karşılandı. Çünkü genel sekreterin basına yansıyan açıklamalarını biliyorsunuz o da bu olayı son derece kötü buluyor ve lanetliyor. BM Güvenlik Konseyi bu akşam acilen toplantıya çağrıldı. Türkiye saati ile belki 24.00'ü bulabilir. Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu konseyde bir konuşma yapacak. İslam Konferansı Örgütü acilen toplantıya çağrıldı. Avrupa Birliği yetkililerine durum iletildi. NATO Konseyi Olağanüstü toplantıya davet edildi. Denizcilik Örgütü toplantıya çağrıldı. AGİT toplantıya çağrıldı. İKÖ Bakanlar Konseyi'nden olağanüstü toplantı yapma talep edildi. Hemen hemen üyesi bulunduğumuz bütün kuruluşlarda İsrail'in bu saldırısına karşılık acil durum notuyla olağanüstü toplantılara davet edildi. Zaten bazı ülkelerden bu saldırıyla ilgili olarak kınamalar yayınlandı. Türkiye'nin Arap Ligi ile de bağlantısı var. Onlar da toplantıya çağrıldı. Mısır başta olmak üzere diğer ülkelerden de açıklamalar arka arkasına yapılmaya başlandı. Türkiye güçlü bir ülke. İtibarlı bir ülke. Sanıyorum bu konuda söyleyeceklerini bütün dünya dinleyecektir. Uluslararası bir soruşturma açılması İsrail'in cezalandırılması bu saldırının sonuçlarının derhal ortadan kaldırılması konusunda konuşmalarımız taleplerimiz tekrarlanacaktır."

İSRAİL'E SAVAŞ İLAN ETMEMİZİ BEKLEMEYİN

Başbakan Vekili Bülent Arınç, İsrail'e şiddet yerine hukuk ve diplomasi ile cevap vereceklerini anlattı. " Biz bir devletiz. Herkesin aklına estiğini yapacağı bir yerde değiliz. Bugün gazetecilere açıklama yaparken bir gazeteci bana 'Uçaklar gidecek mi veya askeri gemiler yola çıkacak mı?' dedi. İsrail'i yaptığı bu eyleminden dolayı ne kadar kınıyorsak, bunun ne kadar yanlış olduğunu söylüyorsak buna karşılık tüm çareyi hukuk ve diploması içinde bulacağız. Yani bu olay sebebiyle hiç kimse bizden İsrail'e savaş ilan etmemizi beklemesin. Böyle bir şey olmaz. Mümkün de değil, doğru da değil. Ama elimizdeki tüm imkanları bu olay ve bu olayın sonuçlarını ortadan kaldırmak amacıyla harcayacağız. Yaptıklarımız var, yapacaklarımız var. Olay açık denizde işleniyor. Uluslararası açık sularda işleniyor. İsrail'in en yakın kıyısına 77 mil. Yani İsrail karasularında yapılan bir eylem olsa kendileri açısından belki savunulacak bir tarafı olabilir. Yok 'bize çok yaklaşmışlardı. Bize karşı eylem yaptılar. Biz de ona karşı dur dedik ama durmadılar. Bunu yaptık' diyebilirler. Biz olayı öğrendiğimiz anda bize gemi olarak uzaklığı 15 ile 18 saat uzaklıktaydı. Bizim o bölgede hücum botlarımız vardı ama onların da yetişmesi için 10 saatlik bir zamana ihtiyacımız vardı. Bunların hepsi ayrı ayrı değerlendirildi. Sonunda onlar da fazla beklemeden gemileri Ashdot Limanı'na doğru hareket ettirdiler ve kendi karasularına girdiler. Bizim gemilerimizle uçaklarımızla yapacağımız çok fazla bir eylem kalmadı." dedi.

Ölen, yaralanan ve tutsak kalanları bir an önce tahliye etmek için çok farklı senaryolar üzerinde çalıştıklarını söyleyen Arınç, "Şimdi bütün çabalarımızı diplomatik kanallardan yaralılarımızı almaya, ölülerimizi tahliye etmeye oradaki yurttaşlarımızı salimen ulaştırmaya çalışıyoruz. Bir yandan gemideki yüklere İsrail tarafından el konulmamasını, yardım kuruluşlarına devredilerek onlar vasıtasıyla muhtaç insanlara teslim edilmesini veya dağıtılmasını temin etmeye çalışıyoruz. Biz bir devletiz. Devlet olarak uluslararası hukuk bizi bağlıyor. Aklımıza ne gelirse ve bunun doğru olduğuna inanırsak onu mutlaka yerine getireceğiz." şeklinde konuştu.

 

OLAYIN HUKUKİ BOYUTU

Arınç, olayın hukuki boyutu hakkında şu bilgileri verdi: "Uluslararası hukukun bayrak yasası gereğince açık denizlerde seyreden bir gemi üzerinde ilke olarak yalnızca söz konusu geminin bayrak devletinin egemen yetkileri geçerli olmaktadır. Ancak bazı durumlarda uyruklu ayrımı gözetmeksizin açık denizlerde seyreden bir gemiyi denetleme, kovuşturma ve cezalandırma yetkilerini de kullanabilecekleri kabul edilmektedir. Bu durumlar sadece dört tane: 1- Köle ticareti yapılıyorsa. Böyle bir duyum alınmışsa. 2- Deniz haydutluğu yapılıyorsa. 3- Uyuşturucu madde kaçakçılığı yapılıyorsa. 4- Açık denizden izinsiz yayın yapılıyorsa. Bunlardan birisiyle ilgili suç ihbarı varsa müdahale edilebiliyor. Bizim olayımızda kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Bunların dışında Türk Ceza Kanunu'nda şöyle bir madde var: 'Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla suç işlendiğinde suçlar Türkiye'de işlenmiş sayılır.' Yapılan olayın hem uluslararası hukuk hemde ulusal hukuk bakımından karşılığı var. Adalet Bakanlığımızın hukukçuları bu konuda ciddi bir çalışma içerisine girdi Dışişleri Bakanlığımızın hukukçuları ile birlikte."

İsrail'in bölge barışı ve dünya barışını tehdit eden uygulamaları sebebiyle dünyada giderek yalnızlaştığını dile getiren Başbakan Vekili Arınç, "Emin olun ki bu açık denizde bir gemimize yönelik ve içinde 600'e yakın insanın bulunduğu ve insani yardım amacıyla seyreden bir gemideki insanlara yapılan bu korsanlığı bütün dünya lanetleyecek İsrail bir kez daha yalnızlığa ve terk edilmişliğe gömülecektir." dedi.



Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış, Aşağıdaki formu kullanarak yorum yapabilirsiniz.

captchaPic
ULAŞIM
Adresimiz: BOLU
ETİKETLER
SOSYAL MEDYA
BoluHosting  BayReklam
Page generated in 0.0673320293427 seconds